AMASYA

2/3/2009 · Kategori: Seyahat

29/5/2007 - AMASRA KITABINDAN

 

 

 

 

 

            

 

 

Amasra - Kraliçenin Kenti Amasra'nin ilk adi Sesamos. Unlu cografyaci Strabon'a gore Sesamos'u Iskitler'in bir kolu olan Amazonlar kurmuslardi.

 

   

 

 

 

 

 

 

AMASRA FATIH SULTAN`IN CEŞMİ CİHAN`I

    Amasra deniz seven Ankaralilar için en yakin yerlerden biri. Küçük bir yer ancak gitmeye deger.
Ulasim: Ankara-Gerede-Mengen-Devrek-Bartin-Amasra : 385 Km dir.AMASRA Ankara'dan yola çiktiniz. Safranbolu üzerinden de Amasra'ya gidilebilir. Dilerseniz burada biraz soluklanip yola devam edebilirsiniz yada tatilinizin dönüsünde Safranbolu'ya ugrarsiniz. Amasra inisine dikkat edin çünkü yol virajli ve dik. Yol yagmurdan dolayı kaygan olur o yüzden arabayi temkinli kullanmakta fayda var. Hele acemi şoförler kesinlikle buralarda araba kullanmasin. Amasra merkeze gelmeden önce Kuskayasi Yol Aniti'na çikabilir, Bakacak tepesinden o inanilmaz manzarayi seyredebilirsiniz. Tek kelime ile harika. Amasra ayaklarinizin altinda. Süper gözüküyor.Amasra, Bati Karadenizde. İklim yüzünden her mevsim yagmur yagar. Sonbaharda ve kısın gittim ama yazinda geceleri serin olabilir o yüzden tedarikli gitmekte fayda var. Amasra Tarihi : Amasra yada tarihte bilinen ilk adiyla Sesamos sehri, M.Ö XII. Yüzyila kadar uzanan bir tarihe sahiptir. Bu dönemde bölgede görülen Gasgas ve Hitit egemenliginden sonra sehir, Fenikelilerce ticari amaçlara yönelik bir koloni olarak kullanilmistir. Kısa süren Fenike hakimiyeti sonrasinda ion kolonizasyon hareketleri ile sehir Miletli ve Megarali denizcilerce ele geçirilmis ve kisa zamanda tüm Bati Karadeniz sahilinin önemli bir ticari çekim merkezi haline gelmistir. özellikle bölgenin zengin orman ürünleri (basta simsir, mese palamudu, kestane olmak üzere) ticaretin gelismesinde en önemli etkendir. Bir dönem Lidya egemenligine giren sehir, M.Ö IV. Yüzyilda Pers yönetimine geçmistir. Makedonyali Büyük Iskender'in Anadolu;yu Pers istilasindan kurtarmasindan sonra Sesamos;un yönetiminin Persli bir prenses olan Amastris;e geçtigini görüyoruz. Bu dönemde canli bir ticari hayat ile sehir tarihinin en parlak dönemini yasamistir. Amastris; ten sonra iki yüzyil kadar Pontus Kralligi;na bağli kalan sehir M.Ö 70 de Romalilarin hakimiyetine girdi. Paflagonya eyaletinin merkezi olan sehir, Roma imparatorlugunun 8217;te ikiye ayrilmasi ile Dogu Roma sinirlari içerisinde kalmistir. Dogu Roma yönetiminde ;Amastedos; adi ile anilan sehir, ticari fonksiyonlarini giderek kaybetmis, özellikle dinsel bir merkez haline gelmistir.

   XIII. Yüzyilda Cenevizli tüccarlar sehri ele geçirmislerdir, Ekim 1460;ta Fatih Sultan Mehmet;in fethine kadar Ceneviz yönetiminde kalan sehirde canli bir ticari hayatin yansimasi olarak pek çok sanat eseri günümüze ulasmistir. Amasra;nin Osmanlilarca fethi öncesinde sehre tepeden bakan Fatih, hayranliğini söyle dile getirir:;Lala, Çeşm-i Cihan bu mudur ola?; Fetih sonrasi sehirdeki iki kilise camiye çevrilir, bir kadi atanir ve Fatih;in emriyle Eflani Kalesi halki Amasra;ya yerlestirilir. Osmanli yönetimindeki sehir, Bolu Sancak Beyligi;ne bagli bir merkez olarak varlıgini sürdürmüs, bu dönemde sehri ziyaret eden Batili gezginler büyük bir hayranlikla bahsetmislerdir. Amasrada görülecek yerler: Osmanli Hamami, Amasra Kalesi, Oyma Magaralar, Kemerdere Köprüsü, Içkale Mescidi, Bedesten, Fatih Camii, Antik Tiyatro, Gürcüoluk Magarasi, Çekiciler Çarsisi, Kuşkayasi Yol Anitı Amasra Kalesi: Kale Çekiciler Çarsisin'in orada. Kale'nin tepesinden Amasra'yi panaromik görebilir, manzarayi seyrederken çayinizi içebilirsiniz. Bizans döneminde ünlü olan buradaki tapınak, Osmanlı zamanında uzun yıllar boş kalmış ve kendiliğinden yıkılmıştır. Döşeme mozaiklerini ve temellerini ise defineciler sökmüşlerdir. Yapılan bilimsel etüdler sonucunda burasının; bir narteks ile köşe oda ve apsidlereyer verilerek orta mekana "Haç" planı sağlanmış bir kilise olduğu açıklanmıştır. Büyükada'nın, Amasra 'dan 150-200 metre kadar açıkta ve her türlü havada kolayca gidilip gelinemeyecek bir durumda olması dikkate alınınca Büyükada kilisesinin yanındaki diğer binalarla bir külliye niteliğinde ve Manastır işlevinde olduğu muhakkaktı. Adanın güney-batı eteğinden başlayıp tepeye doğru devam eden kaya basamakları da buraya ulaşıyordu. Çekiciler Çarşısı: Tahtadan el işi değişik hediyelik eşyalar bulabilirsiniz. Ancak pazarlık yapmayı sakın unutmayın ! Kuşkayası Yol Anıtı: Roma İmparatorluğu zamanında Tiberius Claudius Cermanicus (M.S 41-54) zamanında, Doğu Eyaletleri İnşaat Ordusu (Legion) Komutanlığı yaptıktan sonra kaydıhayat şartıyla Bithynia-Pontus Valiliğine atanan Gaius Julius Aquilla tarafından yaptırılmış karayolu dinlenme yeri ve anıtıdır. Krateria-Amastris ara yolunun son dinlenme noktasında, Amasra'ya 4 km. mesafededir,yapıldığı zaman muhtemelen bir de anıtsalçeşmeyi kapsıyordu.Fakat sonradan bu çeşme yıkıldı ve suyu biraz aşağıda,halen Askersuyu diye bilinen yerde uzun zaman bir pınar olarak kullanılırdı.Anıt manzumesi şimdiki durumda, çok muntazam kaya dilimleri üzerine işlenmiş birbirini tamamlayan iki kitabeyi,bir insan figürü ile bir kartal figürü içeren "orta kabartma" tekniğiyle oyulmuş bir kompozisyon,oturma sedirlerini ve bir kaç kaya nişini kapsamaktadır. Tüm bunlar,yekpare kayaya oyulmuş, yol kalıntısı boyunca sıralanmıştır.260 140 cm boyutunda ve 50 cm derinliğinde kemerli bir nişin içinde kalan normal bir insan büyüklüğündeki başsız kabartmanın İmparator Claudius;a mı, yolu yaptıran Aquilla;ya mı ait olduğu bilinmiyor. Toğa giyimli vücut, hareketsiz işlenmiştir. Ayaklar da kopmuş vaziyettedir. Bu nişin sağında Toskan üslubunda kalın oyma bir sütunun başlığına bir kartal oyulmuştur. Bu Legionların sınırsız gücünü temsil etmektedir. Bir İnsan büyüklüğündeki başı kopuk kartalın sütun kaidesi 200cm yüksekliğinde 55cm çapındadır ve niş kaidesiyle aynı nizamda dört köşe bir tabana bağlıdır.  Kitabelerden ilki, insan figürünü çerçeveleyen nişin üstündeki levhada, diğeri ise kabartmalardan uzakta ve batıdadır. Her iki yazı birbirini tamamlamaktadır.  ;Devletlerarası barışın ve dostluğun anısına,İmparator Cermanicus;un yüceliği için; Daha önce,İmparator Augustus tarafından ömür boyu Strategos ve iki defa da Legion komutanıatanan; Senato;da ise Consül Gabinius Secundus ile Consül Taurus Statilius;un, kendisine bir ödül verilmesi konusundaki önerileri üzerine Devlet Hazinesinden gereken izni ve ödeneği alan Gaius Julıus Aquilla, dağı yardı ve bu dinlenme yerini kendi özel ödeneği ile yaptırdı. Kuşkayası'ndaki kitabelerden teki 1882'de G.Hirschfeld tarafından okunmuştur. Kuşkayası, Anadolu'da başka örneği bulunmayan biricik yol anıtıdır. Eni 5 metreyi bulan Roma kaya yolunun son izleri de bu anıtın önünde,yüzyıllarca kullanılmaktan hasıl olan aşınmışlığı ile görülebilmektedir. Amasra'ya kadar gidipte sahilde yürüyüş yapmamak olmaz. Yazın denize de girilebilen bu yerde deniz özleminizi bir miktar olsada giderebilirsiniz.Konaklama: Amasrada konaklamak için bir çok seçeneğiniz var. Bir çok pansiyon ve otel olduğu gibi ev pansiyonculuğu da yaygın. Eğer kalabalık bir grup gitmeyi planlıyorsanız evde kalmak daha ekonomik ve eğlenceli olabilir. Yeme-İçme: Amasra denince akla ilk önce balık gelir. Hafta sonları Amasra ziyaretciler nedeni ile kalabalık olduğu için yemek yiyeceğiniz restorana vakitlice gidip yer bulmaya bakın. Restoranlarda önceden rezervasyon olayı yok, tabii bir otobüs insan gitmiyorsanız. Bir yer beğendiniz ve yemek yiyeceksiniz, mutlaka "salata" ısmarlayın. Buradaki salatalar insana parmak yedirtir cinsten. Muhteşem bir lezzetti var. Tabii denizin dibinde olup balık yememek olmaz. Balık seçimini size bırakıyorum herkesin zevki farklıdır. Unutmadan!! Kandil ve Ramazan ayında restoranların bazıları kapalı diğerlerinde de alkollü içki servisi yapılmıyor. Haberiniz olsun. Eğlence: Lezzetli yemeğinizi yedikten sonra dilerseniz Amasra içinde yürüyüş yapın, sahil kenarında oturup çay için yada barlardan birine girin
.

İlk donem kaynaklarinda Sesamosun ne anlama geldigine rastlanmaz. Amasralilar bu adin her bahar Boztepe yamaçlarini örten yabani susam çiçeklerinden dogmuş olabilecegini anlatirlar. Kent 300 yıil kadar Fenike egemenliginde kalmistir. Sesamos o devirlerde, canli bir pazar yeri ve islek bir iskeleydi. MÖ 9. yüzyilda Fenike Karadeniz kolonilerini terk edince kent İyonlar'in egemenligine girdi. Bugünkü Amasra'yi İskender'in baldizi İranli Kraliçe Amastris kurdu. Basindan bir kaç evlilik geçen Amastris, son kocasi Denys tembellik hastaligina tutulup, sismanliktan kimildayamaz hale gelince yönetime el koydu. Sesamos'a çekilip buranin imarini baslica amaç edindi. Amastris'in ölümünden sonra kent Pontus yönetimine geçti. Bu dönem Amasra'nin refah çagı olmustur. Pontus'un Roma'ya yenilmesinden sonra Sesamos (Amastris veya Amasra), Marmarali korsanlar tarafindan yagma edildi. Daha sonra Romalilar kapsamli bir imara giristiler. Roma egemenligi 500 yil kadar sürdü. Kent Roma'dan sonra Bizans yönetimine geçti. Ekim 1460 tarihinde Fatih kenti Osmanli topraklarina katti.
         

 

GÜRCÜOLUK MAĞARASI

Gelişimini tamamlamış, ancak iç şekillenmesi devam eden Gürcüoluk Mağarası; görünümleri son derece güzel ve ilginç sarkıt, dikit, sütun, makarna sarkıtları, duvar ve perde damlataşları ile bezeli rengarenk bir dünyadır.

Gürcüoluk Mağarası, Üçgen biçimli ve 3-4 M genişliğindeki ana girişten sonra yaklaşık 4-5 M yüksekliğinde ve 6x7 m boyutlarındaki ilk oda çevresinde toplanan 15 odadan oluşur. Gerek ulaşım kolaylığı ve doğal çevrenin güzelliği; gerekse renkleri gri, krem ve bej arasında değişen rengarenk damlataşlar ve fiziki özellikler; Mağarayı çekici kılmaktadır.

Bartın'a 32 Km uzaklıkta ve Amasra ilçesi, Makaracı köyündedir. Mağaraya, Amasra-Çakraz karayolu güzergahında bulunan İnpiri veya Karakaçak köyü üzerinden ulaşmak mümkündür.


AMASRA KLİSESİ

 Amasra Klisesi M.S. 9. yüzyıl sonlarında inşa edilmiş bir bizans klisesidir. Küçük bir şapel planında olup narteks kısmı üç bölümlüdür. Özenli tuğla işçiliği ile yapılmış olan klise 1460 tarihinde Fatih Sultan Mehmet`in Amasra`yıl almasından sonra camiye dönüştürülmüştür cami 1930 yılında ibadete kapatılmıştır. 

 

THE CHURCH MOSQUE OF AMASRA

    The Church Mosque is a Byzantine church which was built in the 9 th century AD. in Amasra. The church is a small chapel and its narteks sections consists of theree parts. The church was made of bricks wit particular care. After Fatih Sultan Mehmet conquered Amasra in 1460, the church was closed for praying in 1930.

   

 

KUŞ KAYASI  YOL ANITI

 Kuşkayası-Yol Anıtı M.S. 41-54 tarihleri arasında Roma İmparatoru Tiberius Germanicus Cladius zamanında Bithynis Pontus Valiliği’ne atanan Gais Julius Aeuilb tarafından, bölgenin, ‘karayolu dinlenme yeri’ olduğunu belirtmek için inşaha edilmistir Kemerli bir niş içine oyma tekniği ile yapılan anıtta toga giyimli bir insan figürü ve nişin sağındaki sütunun üzerinde kartal motifinin yer aldığını belirten Göçmen, “Buradaki kartal, Roma askerlerinin sınırsız gücünü temsil etmektedir. İki kitabesi bulunan anıtın Anadolu’da benzeri bulunmuyor. Anadolu’da benzeri bulunmayan Roma dönemine ait Kuşkayası - Yol Anıtı, çok sayıda yerli ve yabancı turistin uğrak yeri. Ülkemizin önemli tarihi eserlerinden biri konumunda olan ve kayaların oyulmasıyla oluşturulan anıt, ne yazık ki bazı definecilerin çevresinde yaptığı kazı çalışmaları nedeniyle zarar görmüştür Kültür Bakanlığı’nın 2000 yılında yaklaşık 5 milyar liraya ışıklandırdığı ve çevre düzenlemesi için 1 milyar lira harcanan anıt, müze müdürlüğümüz tarafından koruma altına alındı. Roma döneminden kalan ve karayolu anıtı olarak anılan bu tarihi eser, önemli kanıtlardan birini oluşturmakta. İtalyanlar burayı restore etmek için beklemekteler, ancak bunun için Bakanlık’tan halen onay çıkmış değil sizde şirin ilçemiz Amasra`ya gelmeden kuşkayası yol anıtına çıkabilir bakacak tepesinden o inanılmaz manzaraya sahitlik edebilirsiniz..

 

   



DİREKLİ KAYA

 

     Küçük limanda bulunan Direkli Kayaların üst üste dizilmesi ile oluşturulmuş 7 metre boyunda tarihi kalıntılardan biridir uç kısmında kayanın içi oyularak yapılmış bir havuz göze çarpmaktadır bu havuz halk arasında Amasrist`in havuzu olarak bilinmektedir


29/5/2007 - AMASRA KALESİ [Bu yazıyı izle]

 

 

AMASRA KALESİ

Amasra Kalesi ilk kez Romalılar döneminde, bugun ayakta duran surlar ise Bizanslılar döneminde yapılmıştır. M.S. 14. ve 15. yüzyıllarda Cenovalılar tarafından ön duvarlar ve kapılar yapılarak daha iyi savunmaya alınmıştır. Surlar Boztepe ve Zindan mahallesinden oluşan iki ada kütlesini çevrelemektedir ve bu iki ada kemere adı verilen roma döneminde yapılmış birbirine bağlanmaktadır. Surlar büyük blok taşlarla inşa edilmiş olup kale şeklinde kulelerle tahkim edilmiştir Amasra kalesi ortaçağ havasını günümüze yansıtan önemli kalıntılardandır.

    

THE CASTLE OF AMASRA

    The Castle of Amasra was built during the Roman period. The wals of the castle ware built by the Byzantines. The front wals and the gates were built by the Genoese in 14 th and 15 th centuries to guarantee the defance The city walls sorround the Boztepe and Zindan districth which togother from two island were then joined by the Kemere bridge, built during the Roman period the city walls were made of large stone blocks. They were reinforced with turrets, arranged in square formations. The Castle of Amasra is an important relic that reflects the middle Ages.

 


AMASRA MÜZESİ [Bu yazıyı izle]

1884’te Bolu kaymakamı İsmail Kemal Bey tarafından başlanan, fakat yarım kalan Bahriye mektebi 1975 yılında bakanlık tarafından satın alınarak tamamlanmış ve 30.01.1982 tarihinde Amasra Müzesi faaliyete geçirilmiştir


29/5/2007 - KEMERE KÖPRÜSÜ [Bu yazıyı izle]

 

 

KEMERE KÖPRÜSÜ

     Amasra`daki Sormagir mahallesi ile Boztepe-Zindan Mahallesinini birbirine bağlayan köprüdür eski zamanlarda köprünün altı çakıl taşları ile kaplı idi Amasra deniz temizliğinde köprünün altından deniz akımı sağlanmıştır  köprüye ulaşım iki ayrı ufak geçit den geçilerek sağlanmaktadır köprü Roma döneminde inşaa edilmiştir köprü kenarları toprak kayması nedeni ile günümüzde restore edilmiştir

KÖPRÜ ULAŞIMINDA KULLANILAN 1. GEÇİT (ÖN GÖRÜNÜM)

 

KÖPRÜ ULAŞIMINDA KULLANILAN 1. GEÇİT (ARKA GÖRÜNÜM)

 

KÖPRÜ ULAŞIMINDA KULLANILAN 2. GEÇİT (ÖN GÖRÜNÜM)

 

KÖPRÜ ULAŞIMINDA KULLANILAN 1. GEÇİT (ARKA GÖRÜNÜM)

 

KÖPRÜ GÖRÜNÜMLERİ


CENOVA ŞATOSU

 

 

     Kalenin iç kale olarak bilinen kesimidir. Cenovalıların bir saray (şato) haline getirdiği Kale içine, Büyükliman tarafından basamaklı kaldırımla ulaşılan Cenova armalı bir ana kapıdan; kale içinde de yüksek bir burçla korunmaya alınmış şato kapısından girilmektedir. Kapıdaki armalarda; üstte Cenova, alttaki üçlüde solda Poggio (Galata Podestasının mensup olduğu, Liguryalı ailenin), ortada Cenova, sağda Malaspina (Asup olduğu ailenin) blazonları vardır.


BEDESTEN ANITI

 M.S 1.yy sonunda veya 2.yy başında yapılmış olup büyük olasılıkla bir Roma basilique'i (Eyalet Meclisi Sarayı) dir. Roma hamamı, gymnasium olması ihtimalleri üzerinde durulmuştur. Fakat hamamlarda görülen hiç bir özelliğe sahip olmadığı gibi; Amasra'nın, tarihinin hiç bir devrinde bu büyüklükte bir gymnasium gerektirecek kültür merkezi niteliği kazanmadığı da açıktır. Buna karşılık Roma basilique' lilerinin genel çizgileri bu harabede görülebilmektedir: Formun bir köşesinde, " bir veya iki katlı, dikdörtgen konumlu: içinde mahkeme, borsa, yönetim bölümleri olan; bir cephesi sütunlarla desteğe alınmış; ortadaki daha geniş olmak üzere üç beş ya da yedi nef 'e ayrılan; Senat (Eyalet Merkezlerinde) mutlaka bulunan " basilique tanımına, Amasra Bedesteni tıpatıp uymaktadır. 45 x 188 metrelik muazzam boyutları ile burasının bir basilique olduğu delillendirilebilir. (Örneğin, Roma'da Augustus zamanında tanımlanan bir basillique'in boyutları 45 x 101 di) Yapının, daha sonraları "Bedesten" adını alması da yine asıl işleviyle ilgilidir. Çünkü bu tür yapılar aynı zamanda ticaret işlerinin yürütüldüğü ve yönetildiği merkezlerdi.

 

Opus reticulatum adı verilen klasik örgü tarzında tuğladan inşa edilen eserde düz atkılar, azman büyük taşlarla gerçekleştirilmiştir. Güney cephe bütünüyle tahribe uğradığından taşıdığı hususiyet bilinmemektedir. Ancak bu cephenin, ortada bir apside de yer veren çok sütunlu bir görünümde olduğu sanılmaktadır. Kuzey uzun cephe yüzeysel işlemeleri dışında bütünü ile ayaktadır.Çok sayıda giriş ve aydınlık açıklığı görülmektedir. Bunlardan bazıları ise içeriye veya dışarıya dönük sağır durumundadır. Doğu ve Batı cephe duvarları ile nefleri ayıran iç duvarlar, Amasra kalelerinin yapımı sırasında daha başka inşaatlar sebebiyle önemli ölçüde tahrip edilmiş; özelliklede blok lento taşları sökülerek alınmıştır.

Yapı tam bir simetri vermektedir. Kuzey cepheye bağlı 5 nef ' ten ortadaki büyüğünün, ikinci bir katı düşündürecek veya burasının bir atrium (iç avlu) olduğunu hatırlatan yüksek duvarlarla çevrili oluşu dikkati çeker. Güneydoğu ve güneybatı köşe neflerinin de birer giriş avlusu olması muhtemeldir. Güneye bakan dördü simetrik, ortadaki büyük beş salon ve bunları kuzey neflerinden ayıran dar koridor, aynı şekilde çok fazla tahrip olmuştur. Yapının tavan ve çatısı ile tabanının, dış ve iç duvar yüzeylerinin özellikleri konusunda herhangi bir kalıntıya rastlanmamıştır. Fakat Doğu ve kuzey duvarlarının alt kesimlerinde görülen kör kemerler ve taş lentolar, yapının bir bodrum katının da bulunduğu izlenimini verir.

 

Harabenin yüz metre kadar güney batısında aynı dönemden kalma ve ünlü Arter' e (Tören Caddesi) ait sadece üç sütun gövdesi görülür. Arter' in çok sayıdaki sütunları ve İyon başlıkları tahrip edilmiştir.

 

BEDESTEN (COVERED MARKET)

The basilica was constructed between thr end of the 1st and the beginning of the 2nd centruy AD. The basilica was a Roman province Council House. Afterwards it was called Bedesten (covered market).  Later it was used as a market where the caravans coming from differend direktions spent the night and sold their goods. The market is separated  into five big sections it is possible to enter the other arched gates from the big sections which is in the middle. The walls were built by bricks in a classic manner.  



Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

müthiş

1/3/2009 · Kategori: Manzara

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!